Din görevlisi Kamil Erdoğan, YouTube’da dini video içerikleri üretiyor

DİNİHABERMERKEZİ.COM / ÖZEL HABER – Konya’nın Hadim ilçesi Gezlevi Büyük Camii’nde görev yapan din görevlisi Kamil Erdoğan, kurduğu YouTube kanalında dini video içerikleri üretiyor. 5 yıldır amatör olarak film, belgesel ve röportaj dahil bir çok çalışması bulunan Erdoğan, meslektaşlarından destek bekliyor.

“Diyanet camiasının bu mecralarda olması mutluluk verici”

KML Medya ve KML Çocuk adlı iki YouTube kanalında profesyonel çekim ve kurgu araçlarıyla popüler konseptlerde video içerik hazırlayan din görevlisi Kamil Erdoğan, “Diyanet camiasının bu gibi sosyal medya mecralarında faaliyet göstermesi ve buralarda içerik üretmesi beni memnun ediyor. Bu mecralarda ne kadar içerik üretirsek o kadar kişiye ulaşma imkanı yakalarız” ifadelerini kullandı.

Çocuklara da hitap ediyor

Din görevlisi Erdoğan, KML Çocuk YouTube kanalında da çocuklara yönelik dini video içerikleri üretiyor. Görev yaptığı mahallede yaşayan çocuklar ile iyi bir şekilde iletişim halinde olan İmam-Hatip Kamil Erdoğan, hem mahalledeki çocuklarla vakit geçiriyor, hem de YouTube’daki çocuk kitlesine İslam’ı sevdirerek ilgisini çekmeye çalışıyor.

Nasıl destek verebilirim?

Kanala destek vermek ve içeriklerinden yararlanmak isteyenler aşağıdaki linklerden YouTuber kanallarını inceleyebilir, yararlanabilir ve abone olabilir.

KML Medya

KML Çocuk

YouTube’da inanılmaz bir çocuk izleyici kitlesi bulunuyor

Dünya’da ve Türkiye’de en fazla ziyaretçiye sahip video içerik platformu Youtube’da çocuklara yönelik içerik üreten kanalların abone sayısı milyonları, toplam izleyici sayısı ise milyarları aşabiliyor.

Bu kanallar, genellikle oyuncak tanıtımı içeren ve pahalı oyuncakları çocuklara özendirmek amacıyla videolar yayınlıyor. Bazı kanallar ise günlük çeşitli challenge denilen meydan okuma konseptinde hazırlanan videolar oluyor.

Türkiye’de en fazla aboneye sahip kanallardan birisi de Enes Batur. Bu kanalın ise toplam 14 milyona yakın abonesi var. Kanal içeriği ise ne bilgilendirici ne de öğretici materyaller içeriyor.

Bunu göz önünde bulundurduğumuzda İslami YouTube kanallarının sayısı da yok denecek kadar az.

Bu kaçıncı saldırı? Din görevlisi, görevinin başında darp edildi!

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bir mahalle camiinde görev yapan H.Ö. isimli din görevlisi, 9 Ekim 2020 Cuma Günü aynı mahallede oturan Akın M. tarafından darp edildi.

Din-Bir-Sen Trabzon İl Başkanı Fikret Uçar, Dini Haber Merkezi’ne özel açıklamalarda bulundu.

Saldırıya uğrayan din görevlisi H.Ö. ile görüşme yapan Başkan Uçar, “Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı bir mahalle camiinde görev yapan din görevlisi H.Ö., koronavirüs pandemisi nedeniyle Valilik tarafından görevlendirilen filyasyon ekibinde de ayrıca görevliydi. Aynı mahallede oturan Akın M. isimli şahıs, yakın zaman içinde koronavirüs şüphesiyle karantinaya tabii tutuldu. Ancak şahıs karantinayı deldi ve polis ekipleri tarafından karantinaya uymadığı gerekçesiyle ceza uygulandı.

Ancak Akın M. isimli şahsın çocuğunu aile fertleri koronavirüs karantinasındayken mahalle camisinin müştemilatında oynarken gören din görevlisi H.Ö., Akın M. isimli şahsı telefon ile arayarak “Bu durumdayken çocuğunuz cami lavabosuna girip çıkıyor, ona da hastalık bulaşabilir. Çocuğunu ara da eve dönsün” demesine karşın Akın M., “Ben oraya gelip sana sorarım” diyerek din görevlisi H.Ö.’yü sözlü olarak tehdit ediyor. Din görevlisi H.Ö. ise “Buyur gel, ben camideyim” diyor.

Akşam vaktine 15 dakika kala gelen Akın M. ile H.Ö arasında tartışma yaşanıyor. Camii cemaatinden olan yaşlı bir adam, bastonu ile ayırmaya çalışırken yaşanan arbedede Akın M., din görevlisi H.Ö.’ye kafa atıyor. Din görevlisi bir şekilde öğrencisinin de yardımıyla camiye sığınıyor. Saldırgan Akın M. sakinleşmeyerek caminin kapısını zorluyor, duvarları yumrukluyor. Polis ekiplerinin olay yerine gelmesiyle sakinleşen Akın M. hakkında din görevlisi H.Ö. şikayetçi oluyor.

Din görevlisinin elmacık kemiğinde kırıklar, gözünde morluklar ve alt dudağında yaralar oluşmuş durumda. Verilen ifadede de yer aldığı şekilde bu durum şahitler tarafından da tasdik ediliyor.” ifadelerini kullandı.

“Bu kaçıncı saldırı?”

Dini Haber Merkezi’ne konuşan Din-Bir-Sen Trabzon İl Başkanı Fikret Uçar, yapılan saldırıya tepki göstererek “Din görevlilerimize karşın yapılan bu kaçıncı saldırı?” diyerek tepkisini dile getirdi.

“Hukuki süreç başlatıldı”

Uçar, sosyal medyadan yaptığı açıklamada ise “Hocamıza görev mahallinde, kendini bilmez bir şahıs tarafından fiili saldırı düzenlenmiştir. Hukuki süreç başlatılmış olup, konu tarafımızdan bizzat takip edilecek ve gereken yapılacaktır. Bu menfur saldırıyı yapan şahsı şiddetle kınıyor, bu saldırıların artık bir son bulmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ömer Nasuhi Bilmen, hakk’a irtihalinin 49. yılında rahmetle anılıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 5. Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen vefatının 49. yılında rahmetle anılıyor.

Bir çok eserleri ile din görevlilerinin kaynağı olan ve hayatının büyük bir kısmını telifle geçiren ve temel İslâmî ilimler alanında çok sayıda eser veren Bilmen, “Kur’an-ı Kerim Meali” , “Büyük İslâm İlmihali” , “Büyük Tefsir Tarihi” , “1959 basımı Dini Bilgiler” gibi İslami eserleri ile yakın tarihimizin fıkıh ve tefsir alimlerinden biri olmuştur.

ÖMER NASUHİ BİLMEN KİMDİR?

1883’te (hicrî Rebîülevvel 1300, Rûmî 1299) Erzurum’un Salasar köyünde doğdu. Babası Hacı Ahmed Efendi, annesi Muhîbe Hanım’dır. Küçük yaşta iken babasının vefatı üzerine Erzurum Ahmediyye Medresesi müderrisi ve nakîbüleşraf kaymakamı olan amcası Abdürrezzak İlmî Efendi’nin himayesinde yetişti. Amcasından ve Erzurum müftüsü Narmanlı Hüseyin Efendi’den ders okudu. İki hocası da yakın aralıklarla ölünce İstanbul’a gitti (1908) ve Fatih dersiâmlarından Tokatlı Şâkir Efendi’nin derslerine devam edip icâzet aldı (1909). Ayrıca Ders Vekâleti’nce açılan imtihanı kazanarak dersiâmlık şehâdetnâmesi aldı (1912). Bu arada okumakta olduğu Medresetü’l-kudât’ı da bitirdi (1913). Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilen, Türkçe ile birlikte üç dilde şiir yazabilen Ömer Nasuhi Bilmen bir ara Fransızca’ya da merak sarmış ve bu dili de tercüme yapacak kadar öğrenmişti.

Eylül 1912’de Beyazıt dersiâmı olarak göreve başladı. Temmuz 1913’te Fetvâhâne-i Âlî müsevvid mülâzımlığına tayin edildi. Bir yıl sonra başmülâzımlığa terfi edip Ağustos 1915’te Hey’et-i Te’lîfiyye üyesi oldu. 18 Mayıs 1916’da Dârülhilâfe Medresesi Kısm-ı Âlî fıkıh müderrisliğine, Nisan 1917’de Mahkeme-i Temyîz Şer‘iyye Dairesi terekeye müteallik İ‘lâmât telhîs mümeyyizliğine nakledildiyse de Mayıs 1920’de tekrar Hey’et-i Te’lîfiyye üyeliğine getirildi. 1922 yılında Meclis-i Tedkīkāt-ı Şer‘iyye üyeliğine nakledildi ve aynı yıl bu dairenin kaldırılması üzerine dersiâmlığa devam etti. 1923’te Sahn Medresesi kelâm müderrisi oldu; fakat bu medrese de bir yıl sonra kapatıldı. 14 Şubat 1926’da İstanbul Mütfülüğü müsevvidliğine, 16 Haziran 1943’te de İstanbul mütfülüğüne getirildi. 30 Haziran 1960 tarihinde Diyanet İşleri başkanlığına tayin edildi ve henüz bir yılını doldurmadan 6 Nisan 1961’de emekliye ayrıldı. Uzun memuriyet hayatı boyunca öğretmenlik hizmetinde de bulunan Ömer Nasuhi Bilmen, Dârüşşafaka Lisesi’nde yirmi yıla yakın bir süre ahlâk ve yurttaşlık dersleri okuttu. İstanbul İmam-Hatip Okulu’nda ve Yüksek İslâm Enstitüsü’nde usûl-i fıkıh ve kelâm dersleri verdi. Hayatının sonuna kadar ilmî çalışmalarını sürdürdü ve sekiz ciltlik tefsirini emekli olduktan sonra yazdı. 12 Ekim 1971’de İstanbul’da vefat eden Ömer Nasuhi Bilmen Edirnekapı Sakızağacı Şehitliği’ne defnedildi.

Ömer Nasuhi Bilmen İstanbul müftülüğüne tayin edildiği tarihten itibaren vefat edinceye kadar gerek ilmî ve ahlâkî otoritesi, gerekse samimi dindarlığı ve tevazuu ile dinî konularda Türkiye’de müslüman halkın başlıca güven kaynağı olmuştur. İnançta, ibadet ve ahlâkta Ehl-i sünnet mezhebini şahsında tam bir liyakatla temsil ettiği için herkesin saygı ve sevgisini kazanmıştı. Şüphesiz bunda yaşadığı sürece aktif politikanın dışında kalmasının da önemli rolü vardır. Aslında Diyanet İşleri başkanlığından on ay gibi çok kısa bir süre içinde ayrılmasının gerçek sebebi, o günkü yönetimin Türkçe ezan ve benzeri konularda Ömer Nasuhi Bilmen’i kendi politik amaçlarına alet etmeye kalkışmasıdır. Zira Bilmen de selefleri gibi dinî meseleler söz konusu olunca asla taviz vermeyen bir yapıya sahipti. Nitekim 1960’lı yıllarda dinde reform imajını Türkiye’nin gündeminde tutmak için büyük çaba gösteren çevrelere karşı, “Bozulmayan bir dinde reform mu olur” diyor ve İslâm’ın ortaya koyduğu iman, ahlâk ve hukuk ilkelerinin orijinalliğini, evrenselliğini kendinden beklenen liyakat ve cesaretle savunuyordu.

Beş yıl süreyle bulunduğu Hey’et-i Te’lîfiyye üyeliği Ömer Nasuhi Bilmen’e tam bir hukuk formasyonu kazandırmıştır. Burada derleyip tanzim ettiği malzemeyi Hukūk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kāmûsu adlı eserinde değerlendirdi. Bu kitap yayımlandığı zaman akademik çevrelerde büyük bir yankı uyandırmıştı. Onun Türkiye çapında tanınmasını sağlayan diğer önemli bir eseri de Büyük İslâm İlmihali’dir. Ömer Nasuhi Bilmen, eski dersiâmlardan Cumhuriyet döneminde telifle meşgul olan birkaç âlimden biridir. Kendisi Erzurum ağzı ile konuştuğu halde eserlerinde kullandığı üslûp ağdalı fakat mükemmel denecek kadar sağlamdır. Gençlik döneminde yazdığı Türkçe ve Farsça şiirlerinde de duygu, düşünce ve ölçü açısından oldukça başarılıdır.

Eserleri. Hayatının büyük bir kısmını telifle geçiren ve temel İslâmî ilimler alanında çok sayıda eser veren Ömer Nasuhi Bilmen’in başlıca eserleri şunlardır:

1. Hukūk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kāmûsu. Mezhepler arası mukayeseli sistematik bir İslâm hukuku kitabı olup Latin harflerinin kabulünden sonra Türkiye’de İslâm hukuku sahasında kaleme alınmış ilk ve en muhtevalı eserdir. İlk olarak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından basılan eserin (I-VI, İstanbul 1949-1952) daha sonra sekiz cilt halinde birçok baskısı yapılmıştır.

2. Büyük İslâm İlmihali. Akaid hakkında özet bilgilerle başlayan kitapta ibadetle ilgili konulara geniş yer verilmiş ve fıkıh kitaplarında “Kerâhiyyet ve İstihsan” başlığı altında ele alınan yeme, içme, giyim ve alışverişle ilgili dinî hükümler açıklanmıştır. Eserin son kısmı İslâm ahlâkına ve siyere ayrılmıştır. Önce fasiküller halinde neşredilen (İstanbul 1947-1948) kitap daha sonra tek cilt olarak birçok defa basılmıştır. Dilinin ağır olmasına rağmen şimdiye kadar 2,5 milyonun üstünde basılarak erişilmesi güç bir rekor kırmış bulunan eser, Türkiye’de uzun yıllar ihmal edilen halkın dinî bilgilerle ilgili ihtiyacının giderilmesinde önemli bir boşluğu doldurmuştur.

3. Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Meâl-i Âlîsi ve Tefsiri (I-VIII, İstanbul 1963-1966). Eserde önce sûreler ve muhtevaları hakkında kısa bilgi verildikten sonra âyetlerin meâli yer almakta, ardından her âyetin sade bir üslûpla izah ve tefsiri yapılmaktadır. Tefsirin daha sonra çeşitli baskıları yapılmıştır.

4. Büyük Tefsir Tarihi (I-II, Ankara 1955-1961). İki kısımdan oluşan eserin birinci kısmı (I, 9-176) usûl-i tefsire, ikinci kısmı ise tefsir tarihine ayrılmıştır. Bu kısımda önce “mümtaz tabaka” diye adlandırdığı ashabı ele alan müellif, daha sonra, vefat tarihlerine göre on dört tabakaya ayırdığı müfessirler hakkında bilgi vermektedir. II. cildin sonunda 663 tefsir kitabıyla bunların müelliflerini ihtiva eden alfabetik bir liste vardır. Bunu kırk altı tefsire ait ek bir liste takip etmekte, daha sonra da Kur’ân-ı Kerîm’le ilgili çeşitli ilimlere dair 489 kitabı ve bunların müelliflerini kapsayan bir liste yer almaktadır. Eserin çeşitli baskıları yapılmıştır.

5. Kur’ân-ı Kerîm’den Dersler ve Öğütler (İstanbul 1947).

6. Sûre-i Fethin Türkçe Tefsiri İ‘tilâ-yı İslâm ile İstanbul Tarihçesi (İstanbul 1953, 1972).

7. Hikmet Goncaları. 500 hadisin tercüme ve izahını ihtiva etmektedir (İstanbul 1963).

8. Muvazzah İlm-i Kelâm (İstanbul 1955). Geniş bir girişle altı bölüm ve sonuç kısmından oluşan ve yeni ilm-i kelâm çığırında yazılmış olan eserde başlıca itikadî ve kelâmî konuların ele alınması yanında İslâm inançlarına ters düşen bazı modern felsefî akımlar da tenkit edilmeye çalışılmıştır.

9. Mülehhas İlm-i Tevhid Akaid-i İslâmiye (İstanbul 1962, 1973).

10. Yüksek İslâm Ahlâkı (İstanbul 1949, 1964).

11. Dinî Bilgiler (Ankara 1959). Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çeşitli görevler için yapılan imtihanlara girecek kimseler için sorulu cevaplı olarak hazırlanmış bir eser olup tefsir, hadis, kelâm, usûl-i fıkıh, vakıf, ferâiz ve siyer konularını ele almaktadır. Eserin daha sonra da birçok baskısı yapılmıştır.

Beyânülhak, Sırât-ı Müstakîm ve Sebîlürreşâd mecmualarında çeşitli makaleleri yayımlanan Ömer Nasuhi Bilmen’in ayrıca gençlik yıllarında Farsça olarak yazıp Türkçe’ye çevirdiği Nüzhetü’l-ervâh (İstanbul 1968) adlı bir divançesiyle 1322’de (1904) yazdığı İki Şükûfe-i Taaşşuk (bk. Ahmet Selim Bilmen, s. 99-168) adlı bir romanı da vardır. (K: Diyanet İslam Ansiklopedisi)

Adana Aladağ Madenli Köyü Cami İmam-Hatibi Hafız Muhammed Eski Trafik Kazasında Hayatını Kaybetti

Adana Aladağ Madenli Köyü Cami İmam-Hatibi Hafız Muhammed ESKİ elim bir trafik kazası geçirdi.

Adana Kozan devlet hastanesine kaldırılan hocamız tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Dini Haber Merkezi olarak hocamıza Allah’dan rahmet ailesine ve camiamıza başsağlığı dileriz.

Ceviz toplarken elektrik akımına kapılan din görevlisi vefat etti

Denizli’nin Emirazizli Camii’nde imam-hatip olarak görev yapan Süleyman Eser, cevizli topladığı sırada elektrik akımına kapıldı. 38 yaşındaki imam, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Haberdenizli’nin haberine göre; Eser, eline aldığı aliminyum folyo kaplı bir sopa ile ağaçtaki cevizleri yere düşürmeye çalışıyordu. Daha sonra ağaca çıkan din görevlisi, elindeki aliminyum folyo kaplı sopayı dalgınlık sonucu elektrik kablolarına değdirdi. Akıma kapılan Süleyman Eser, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Din görevlisi Süleyman Eser’in evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı 4/B Sözleşmeli Din Görevlisi Alım İlanı Yayınladı! İşte Başvuru Şartları…

Diyanet İşleri Başkanlığı 5000 din görevlisi alım ilanı yayınladı. İşte detaylar…

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı alım ilanı:

Diyanet İşleri Başkanlığımız Taşra Teşkilatında münhal bulunan aşağıda sınıfı, unvanı, öğrenim durumu ve adedi belirtilen sözleşmeli pozisyonlara; 2018 yılı KPSS puan sırası esas alınarak her bir grup için tabloda belirtilen boş pozisyon sayısının 3 (üç) katı sözlü sınava çağrılacak adaylar arasından sınav sonucu başarı sırasına göre 4-B sözleşmeli Kur’an kursu öğreticisi, İmam-hatip ve Müezzin kayyım alınacaktır.

UNVANI GRUBU KPSS PUANI ÖĞRENİM DURUMU KONTENJAN SAYISI

Kur’an Kursu Öğreticisi​​ ​

1 KPSSP124 İlahiyat Fakültesi 1300
2 KPSSP123 İlahiyat Ön Lisans + İHL 100
​TOPLAM

​ ​

1400

 

UNVANI GRUBU KPSS PUANI ÖĞRENİM DURUMU ​ KONTENJAN SAYISI
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
​​​​​​​​​İmam-Hatip ​ ​ ​ ​ ​ ​ ​ ​ ​ ​​
1 KPSSP124 İlahiyat Fakültesi
1500
2 KPSSP124 Diğer Lisans + İlahiyat Ön Lisans + İHL + Hafız 5
3 KPSSP124 Diğer Lisans + İlahiyat Ön Lisans + İHL / Lise 30
4 KPSSP124 Diğer Lisans + İHL + Hafız 5
5 KPSSP124 Diğer Lisans + İHL ​ 100
6 KPSSP123 İlahiyat Ön Lisans + İHL + Hafız 100
7 KPSSP123 İlahiyat Ön Lisans + İHL 400
8​ KPSSP123 ​İlahiyat Ön Lisans 50
9 KPSSP123 Diğer Ön Lisans + İHL​ 100
10 KPSSP122 İHL + Hafız 1000
11 KPSSP122 İHL 210
​TOPLAM 3500

 

UNVANI GRUBU KPSS PUANI ÖĞRENİM DURUMU KONTENJAN SAYISI
 
 
 
 
​​​​​​
 
 

 
 
Müezzin-Kayyım ​ ​ ​ ​ ​ ​ ​​
1 KPSSP124 İlahiyat Fakültesi 5
2 KPSSP124 Diğer Lisans + İlahiyat Ön Lisans + İHL / Lise 5
3 KPSSP124 Diğer Lisans + İHL / Lise + Hafız 10
4 KPSSP123 İlahiyat Ön Lisans + İHL / Lise + Hafız 10
5 KPSSP123 Diğer Ön Lisans / İlahiyat Ön Lisans + İHL 5
6 KPSSP123 Diğer Ön Lisans + İHL / Lise + Hafız 10
7 KPSSP122 İHL / Lise + Hafız 50
8 KPSSP122 İHL 5
​TOPLAM 100

I-    BAŞVURU ŞARTLARI

  1. ​​​​657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesindeki şartları taşımak,
  2. Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde yer alan ortak nitelik şartını taşımak,
  3. Unvan gruplarına göre 20/10/2020 tarihi itibariyle tabloda belirtilen öğrenim durumlarına sahip olmak,
  4. 2018 yılı KPSS (B) grubundan lisans mezunları için KPSSP124; ön lisans mezunları için KPSSP123; ortaöğretim mezunları için KPSSP122 puan türünden en az 50 puan almış olmak,
  5. Başvuru yapacağı unvanda görev yapmaya mani bir engeli bulunmamak.
  6. Kur’an kursu öğreticiliği için bayan olmak,
  7. Hafız olmak (+Hafız kontenjan gruplarına başvuran adaylar için),
  8. Halen Başkanlığımız teşkilatında kadrolu veya sözleşmeli olarak çalışıyor olmamak,
  • Her aday sadece bir unvan grubu için sınava müracaat edebilecektir.
  • Sözleşmeli bir pozisyonda görev yapmakta iken Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 1 inci maddesinde istisna edilenler hariç olmak üzere, sözleşmenin feshi sebebiyle görevinden ayrılanlardan sözleşmelerinin fesih tarihinden itibaren 1 yıl geçmeyenlerin müracaatları kabul edilmeyecektir. Bu hususun sonradan anlaşılması halinde yerleştirmeleri yapılmış olsa dahi sözleşmeleri iptal edilecektir.

II-  BAŞVURU İŞLEMLERİ

  1. Müracaatlar, başvuru şartlarını taşıyan adayların bizzat kendileri tarafından sinav.diyanet.gov.tr internet adresi üzerinden yapılacaktır.
  2. Müracaat işlemleri 06/10/2020–20/10/2020 (saat 23:59) tarihleri arasında yapılacaktır.
  3. Adayların mezuniyet durumları elektronik ortamda tespit edilecektir. Üniversite ve orta öğretim bilgileri ilgili kurumların elektronik ortamlarında bulunmayan adayların mezuniyet bilgilerini bu kurumlar aracılığıyla kayıt yaptırmaları gerekmektedir.
  4. Müracaatların sona ermesinden sonra adayın başvuru bilgilerinde hangi nedenle olursa olsun kesinlikle değişiklik yapılmayacaktır.
  5. Başvuru işlemlerinin hatasız, eksiksiz ve duyuruda belirtilen hususlara uygun olarak yapılmasından adayın kendisi sorumlu olacaktır.
  6. Bu duyuruda belirlenen esaslara uygun olmayan başvurular kabul edilmeyecektir.
  7. Sabıka veya arşiv kaydı bulunanların mahkeme kararlarını müracaat bitiş tarihinden önce Başkanlığımızca değerlendirilmek üzere 0312 285 85 72 no’lu faksa ivedilikle göndermeleri gerekmektedir.

III- SINAVA ÇAĞIRMA, SINAVIN YERİ, TARİHİ, ŞEKLİ ve KONULARI

 

  1. ​​Başvuruların kontenjan grubuna ayrılan sayıdan fazla olması halinde, KPSS puanı en yüksek olan adaydan başlamak üzere ilan edilen kontenjan sayısının üç (3) katı aday sözlü sınava çağrılacaktır. Bir grupta KPSS puan sırasına göre son sıradaki aday sayısının birden fazla olması halinde bu adayların tamamı sözlü sınava çağrılacaktır.
  2. Başvurular neticesinde, belirlenen kontenjan adedince başvuru yapılmayan gruplardaki fazla kontenjanlar başvuru yoğunluğuna göre diğer gruplara aktarılabilecektir.
  3. Sınav; Ankara, Antalya, Bursa, Bolu, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Elazığ, İzmir, Kayseri, Konya, Kastamonu, Manisa, Tekirdağ, İstanbul (Avrupa), İstanbul (Anadolu), Trabzon, Samsun, Şanlıurfa, Rize ve Van illerindeki sınav merkezlerinde yapılacaktır.
  4. Adaylar, sözlü sınava girmek istedikleri sınav merkezini sınav başvuru ekranındaki ilgili kısımda belirteceklerdir. Başvuruların onaylanmasından sonra adayların sınav merkezi değişikliği talepleri dikkate alınmayacaktır.
  5. Sınav tarihi, başvuruların alınması ve sınav için gerekli hazırlıkların tamamlanmasından sonra Başkanlığımız internet sitesinde ve aynı sitedeki İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü sayfasında ilan edilecektir.
  6. Sınav Konuları;
    ​​A) Kuran Kursu öğreticisi ve İmam-hatip için;
    1. ​​​Kur’an-ı Kerim, (70 puan)
    2. Dini bilgiler (İtikat, ibadet, siyer ve ahlâk konuları), (20 Puan)
    3. Hitabet. (10 puan)​​
    B) Müezzin-Kayyım için;
    ​1. Kur’an-ı Kerim, (70 puan)
    2. Dini bilgiler (itikat, ibadet, siyer ve ahlâk konuları), (20 puan)
    3. Ezan ve ikamet. (10 puan) ​
  7. ​​Sözlü sınava katılacakların temel ve özel  yeterliklerinin tespitinde, Başkanlığın resmi internet sitesinde yayımlanan “Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatında Din Hizmetlerini Yürütenlerin Temel ve Özel Yeterlikleri” esas alınacaktır. YETERLİKLERİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ!
  8. Adaylar; “Sınav Giriş Belgesi” alma işlemlerini sinav.diyanet.gov.tr adresi aracılığıyla gerçekleştireceklerdir.
  9.  Adaylar sözlü sınava gelirken “Sınav Giriş Belgesi” ile birlikte kimlik belgelerinden birini (nüfus cüzdanı, kimlik kartı veya pasaport) yanlarında bulunduracaklardır. Kimlik belgesi ve “Sınav Giriş Belgesi” bulunmayan adaylar sınava alınmayacaktır. Nüfus cüzdanı, kimlik kartı veya pasaport dışında başka bir belge kimlik belgesi kabul edilmeyecektir.
  10. Sınava girmeye hak kazandığı halde ilan edilen sınav tarihlerinde sınava katılmayan adaylar sınav hakkını kaybetmiş sayılacaktır. Bu durumdaki adaylara ikinci bir sınav hakkı verilmeyecektir.

 

 

IV- DEĞERLENDİRME VE BAŞARI SIRALAMASI

  1. Adaylar sınav konularından 100 tam puan üzerinden değerlendirilecektir.
  2. Sınavda başarılı sayılabilmek için sınav komisyonu üyelerinin her birinin ayrı ayrı verdikleri puanların aritmetik ortalamasının en az 70 (yetmiş) puan olması gerekmektedir.
  3. Başarı sıralaması sözlü sınav puanı esas alınarak yapılacaktır. Sözlü sınav puanların eşit olması halinde sırasıyla KPSS puanı yüksek olana, KPSS’ye katıldığı öğrenim belgesinin mezuniyet tarihi önce olana, doğum tarihi önce olana öncelik verilecektir.

V-  SINAV SONUÇLARI VE İTİRAZ

  1. Adaylar sınav sonuçlarını sinav.diyanet.gov.tr adresi üzerinden öğrenebileceklerdir.
  2. Sınav sonuçlarına ilişkin itirazlar, sınavın sonuçlarının ilan edilmesinden itibaren 7 (yedi) gün içinde yazılı olarak Başkanlığımız İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Personel Sistemleri Eğitim ve Sınavlar Daire Başkanlığına yapılacaktır.
  3. İtirazlar, en geç 15 (on beş) gün içinde incelenerek adaya bildirilecektir.
  4. Sınav sonuçlarının ilan edilmesinden itibaren 7 (yedi) gün içinde ıslak imzalı ve yazılı olarak Başkanlığımız İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğüne ulaştırılmayan, T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, imza ve adresi olmayan dilekçeler ile e-mail ve faksla yapılan itirazlar dikkate alınmayacaktır.

 

VI- TERCİH VE YERLEŞTİRME İŞLEMLERİ

  1. Sınav sonucu yerleştirmesi yapılanlar, üç yıl süreyle başka bir yere atanamayacaktır. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde istihdam edilenlerin eşleri bu personele tabidir.
  2. Sözleşme gereği üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri halinde bulundukları yerde aynı unvandaki kadrolara atanacaktır. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapmak zorundadır.
  3. İlahiyat Fakültesi grubunda Kur’an kursu öğreticisi unvanında yerleşmeye hak kazananlar, 4-6 yaş grubu Kur’an kurslarında istihdam edilecektir.
  4. Tercih ve yerleştirme işlemlerine ilişkin diğer hususlar daha sonra ilan edilecektir.

 

VII-     DİĞER HUSUSLAR

  1. Başkanlık sınav ve yerleştirme sürecinin her aşamasında aday tarafından beyan edilen hususlarda adaydan belge talep edebilecektir.
  2. Sınav öncesi, sonrası ve yerleştirme sürecindeki işlemlerde gerçeğe aykırı belge verdiği veya beyanda bulunduğu tespit edilen adayların başvuru ve sınavları geçersiz sayılacaktır.
  3. Sınav ve sonuçları ile ilgili Başkanlığımızın internet sitesinde ve aynı sitedeki İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü sayfasında yapılan tüm duyurular tebligat sayılacaktır. Adaylara ayrıca tebligat yapılmayacaktır.
  4. Sınavla ilgili iş ve işlemlerde faks ve e-mail ile işlem yapılmayacaktır. Adayların ıslak imzalı ve yazılı dilekçelerini Başkanlığımız İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Personel Sistemleri Eğitim ve Sınavlar Daire Başkanlığına ulaştırmaları gerekmektedir.
  5. Bu duyuruda yer almayan hususlarla ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar, Diyanet İşleri Başkanlığı Vaizlik, Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık Kadrolarına Atama ve Bu Kadroların Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliği, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri geçerlidir.

VIII-    İLETİŞİM

Yazışma Adresi: Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Personel Sistemleri Eğitim ve Sınavlar Daire Başkanlığı

Üniversiteler Mah. Dumlupınar Blv. No:147/A 06800

Çankaya/ANKARA

Telefon : (0312) 295 70 00
Fax : (0312) 2858572
E-mail : persis@diyanet.gov.tr

 

İlgililere duyurulur.​

Anamur İlçe Müftüsü Zeynel Abidin Çınar’a yapılan saldırıya ilişkin iki kişi tutuklandı

Mersin Anamur İlçe Müftüsü Zeynel Abidin Çınar’a yapılan yumruklu saldırı sonrası yakalanan iki zanlı tutuklandı.

Müftü Çınar, 18 Eylül 2020 tarihinde Kıbrıs Camii Cuma namazı çıkışında saldırıya uğramıştı.

Marmara Bölgesi’nde 4.2 şiddetinde deprem meydana geldi! İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli ve Sakarya’dan hissedildi

İstanbul’da saat 16:39’da hissedilen bir deprem meydana geldi. AFAD’ın verilerine göre, 4.2 büyüklüğündeki deprem Marmara Ereğlisi açıklarında meydana geldi.

Marmara Denizi’nde deprem meydana geldi. AFAD, Marmara Ereğlisi açıklarında 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu. Depremin derinliği 6.83 olarak kaydedildi.

İSTANBUL VALİLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA

İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Saat 16.38 Marmara Denizi’nde Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesi açıklarında 4,2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Deprem İstanbul’da da hissedilmiştir. Deprem kaynaklı herhangi bir olumsuzluk şu ana kadar bildirilmemiştir” denildi.

Kütahya İl Müftü Yardımcısı (Eski Arifiye İlçe Müftüsü) Mehmet Uzunca Vefat Etti

2012-2017 yılları arasında Sakarya ili Arifiye İlçe Müftülüğü görevinde bulunan daha sonra 6 Mart 2017’de Kütahya İl Müftü Yardımcılığı görevine atanan Mehmet Uzunca, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Müftü Mehmet Uzunca’nın cenazesi bugün ikindi namazına müteakip Kütahya Merkez Evliya Çelebi Aile Kabristanlığı’na defnedilecek. Dini Haber Merkezi olarak hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Müftü Mehmet Uzunca Kimdir?

10 Haziran 1960 tarihinde Kütahya Merkez Bayat köyünde doğdu. İlkokulu kendi köyünde tamamladıktan sonra 1975 yılında Kütahya Merkez Mollabey Kur’an Kursunda hıfzını tamamladı.

1982’de Kütahya İmam-Hatip Lisesinden, 1987’de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 17.09.1982 yılında Ankara Polatlı’da ilk olarak memuriyete başladı. 1991-1995 arası yurtdışı görevi dolayısıyla Hollanda’da bulundu.

1999’da İstanbul Haseki Eğitim Merkezi Müftü ve Vaizler İhtisas Kursu’nu bitirdikten sonra, aynı yıl Erzurum Hınıs ilçesinde müftülük görevine başladı. 9 ay sonra Köprüköyü ilçesine naklen atandı. 2002 yılı sonunda Eskişehir Han ilçe müftülüğüne, Eylül 2003’te ise Beylikova ilçesine tayin oldu.

04.10.2005 tarihinden itibaren Kütahya Aslanapa’da ve 2012-2017 Mart arasında Sakarya Arifiye’de İlçe Müftüsü olarak görev yaptıktan sonra 06 Mart 2017 tarihinde başlamış olduğu Kütahya İl Müftü Yardımcılığı görevine devam etmektedir.

Evli ve iki çocuk babasıdır.

Mersin Anamur İlçe Müftüsü Zeynel Abidin Çınar’a Saldırı

Mersin Anamur İlçe Müftüsü Zeynel Abidin Çınar, iki şahış tarafından saldırıya uğradı. 18 Eylül Cuma Günü cami çıkışında saldırıya uğrayan Çınar, hastaneye kaldırıldı. Şahısların emniyet görevlileri tarafından yakalandı.

İlçe Müftüsü Çınar, konuya dair sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı:

“18 Eylül Cuma günü bu hafta Va’z ve İrşad görevini ifa ettiğim Kıprıs (Otogar) cami çıkışı daha önce hiç görmediğim, tanımadığım ve duymadığım, bana dini bilgi sormak için yaklaştıklarını zannettiğim iki şahıs tarafından saldırıya uğradım.

“Yunus’un diliyle; Sövene dilsiz gerek, Dövene elsiz gerek” düsturuyla hiç bir karşılık vermediğim gibi olay anında da saldırma sebeplerini öğrenmek için şahıslara soru sordum, niçin yaptıklarını öğrenmeye çalıştım ama öğrenemedim. Olay anlık oldu, çok hızlı ceryan etti. Ve şahıslar saldırdıkları hızla uzaklaştılar. Ben ambulans ile hastaneye kaldırıldım.

Emniyet görevlilerimiz bu saldırganları hemen yakalamış ve mevzu yargıda… Ben sadece şunu söyleyebilirim; Biz öldürmeyiz, ölürüz. Taş atmayız, gülücük atarız. Biz bir gül yetiştirmek için binbir cefaya katlanmanın ibadet olduğu inancına sahibiz ve böyle bir gelenekten geliyoruz.

Benim derdim ve gündemim şudur:

Değerlerine; evine, ocağına, ailesine, vatanına milletine, inancına, ibadetine, gelenek ve göreneklerine sürekli yabancılaşan şu güzel GENÇLİK İÇİN NE YAPABİLİRİM?

Milletmizin en kutsal kurumu olan, kadını, erkeği, çocuğu, genci ve yaşlıyı en güzel bir şekilde muhafaza eden aile kurumumuz çok zarar gördü. Aile fertlerinin birbirleriyle sarsılmaz bağları olan; sadakat, sevgi, saygı, muhabbet, özlem, fedakarlık… gibi hisler, aşırı derecede zayıfladı ve malesef bu güzel duyguların yerini karşılıklı menfaat ilişkisi aldı. Sonuçta aile kurumu, en küçük bir sarsıntıda paramparça olup ortaya çok acı ve dramatik hikayelerin çıkıyor…

BEN AİLE PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN NE YAPABİLİRİM?

Son dönemlerde medyada ülkece şahit olduğumuz, hiçbir dini eğitimleri olmadığı halde kendilerine taktıkları çeşitli isimlerle, giydikleri kisvelerle ve anlattıkları akıldan, ilimden, ilmi bir kaynak ve delilden uzak uçuk kaçık hikaye ve menkıbelerle etraflarına kitleler toplayan, vatandaşlarımızı aldatan sapkın ve sapık din istismarcıları medyada yer alıyor. Bu sapık ve sapkın din istismarcıları, insanlarımızın inançlarına ve kendilerine sahih dinlerini en doğru şekilde öğretmek ve bu konuda doğru rehberlik yapmak için her türlü gayreti gösteren din görevlisi Hocalara karşı, şüpheyle bakmalarını sebep oluyorlar ve bu konuda da sürekli gündemi meşgul ediyorlar.
Şunu çok iyi biliyorum ki birşeyin aslı/hakikatı en güzel ve cesur bir şekilde, insanların rahatlıkla ulaşabileceği arı-duru bir halde meydanda olmazsa ÇAKMALARI MEYDANI DOLDURUR ve İLGİ UYANDIRIR.

İşte ben bunun için bir şeyler yapabilirim, dedim ve bu amaçla; çakmalarına pirim vermeyecek, meydanı din istismarcılarına ve bezirganlarına bırakmayacak, vatandaşlarımıza sahih dini hiç bir menfaat beklemeden en güzel şekilde anlatacak yarının hocaları olacak olan öğrencilerimizi çağın ihtiyaç duyduğu en donanımlı şekilde yetiştirebileceğimiz, Anamur halkı ve çok kıymetli Din görevlisi Hocalarımızla elele vererek Anamur’umuza iki tane Erkek ve Kız Hafızlık Kur’an Kursu kazandırdık.

PEKİ BU ÖĞRENCİLERİMİZ ve KUR’AN KURSLARIMIZIN İHTİYAÇLARINI NASIL KARŞILAYABİLİRZ?

İmam Hatip Müdürümüz ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün gayretleriyle İLÇEMİZE PROJE İMAM HATİP LİSESİ açıldı. Bu okulların açılması, eğitim ve öğretici ihtiyaçlarının giderilmesi, başarılı öğrencilerin burayı tercih etmesi din istismarının ve istirmarcılarının önüne geçmek için çok önemli. Bizlerde ilçe müftülüğü olarak ortaokulu bitiren sınavlardan yüksek puan alan başarılı öğrencileri buraya teşvik etmek ve buralarda en güzel şekilde eğitim verilebilmesi için sorumluluk aldık. İmam Hatibi yüksek puanla tercih eden başarılı öğrencilere Diyanet Vakfı Anamur Şubesi olarak burs vereceğiz. BENİM DERDİM BURALARDA ÖĞRENCİN TAM DONANIMLI OLARAK YETİŞMESİ İÇİN İMAM HATİP İDARECİ VE HOCALARINA YARDIMCI OLMAK BUNLARA VERECEĞİM BURSA KAYNAK BULABİLMEK.

Halkımızın çok büyük bir ihtiyacını gideren, Diyanet İşleri Başkanlığının harika bir projesi olan 4-6 yaş Kur’an Kurslarını ilçemizde bir çok bölgede açtık ve burada hocalarımızın yavrularımıza verdiği eğitimden çok güzel dönüşler aldık. Bu güzel Kursları ilçemizin ihtiyaç duyulan her bölgesine bütün mahallelerine en modern bir şekilde açmak istiyorum.

BU KURSLARI YAPACAK MADDİYATI NASIL TEMİN EDEBİLİRİZ?

Allah’ın en güzel emanetlerinden olan geleceğimizi teslim edeceğimiz yavrularımız için açtığımız ve şimdiye kadar harika hizmetler yapan mevcut kurslarımızın ihtiyaçlarını nasıl giderebilir, YAVRULARIMIZA EN KALİTELİ EĞİTİMİ,

HALKIMIZA EN GÜZEL HİZMETİ NASIL VEREBİLİRİZ?

Vazifemiz, projemiz, hayalimiz ve aşkımız güzel ilçemiz Anamur halkına hizmet hizmet hizmet…

BENİM DERDİM DE GÜNDEMİM DE BUDUR?

İnşallah şimdiye kadar müftülük personelimizle elele vererek Anamur’umuza yaptığımız güzel hizmetler, yenileri eklenerek ve artarak devam edecektir.
Vazifemiz belli, yolumuz ortada, gayemiz açıktır.

BİZ DEVLETİMİZİN VERDİĞİ BU KUTSAL VAZİFEYİ, BU GÜZEL YOLDA, İ’LA’YI KELİMETULLAH GAYESİYLE YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
Gideceğimiz yolda ancak şevkimizi artıracak bu menfur ve bir o kadar da acı hadiseden dolayı gerek birebir, gerek telefonla, gerek mesajla, gerek basın yoluyla şahsıma desteklerini bildiren HERKESE ÇOK TESEKKUR EDİYORUM.

Allah bu necip milleti, dininin ve ümmeti Muhammed’in hizmetiyle her daim aziz ve memur eylesin.
Bizleri de son nefesimize kadar Sırat-ı Müstakim üzere kılarak Din-i Mübine ve insanlığa destansı hizmetler yapan ecdadımıza layık eylesin.

Allah hepimizin yardımcısı olsun.”

YAYIN AKIŞI