Ana sayfa Blog

2020 MBSTS ve 2021 MBSTS sınavları ne zaman yapılacak?

ÖSYM Başkanı Halis Aygün, 2020 yılında yapılması planlanan ve daha sonra koronavirüs nedeniyle ertelenen sınavların yeni tarihlerini açıkladı.

2020 yılı için Diyanet İşleri Başkanlığı için yapılan sınavlar arasında ertelenen sınavların yeni tarihleri:

2020-DİB-MBSTS ➡️ 27 Şubat 2021

2020-KPSS DHBT ➡️ 11 Nisan 2021

Not: Bu tarihler 2020 yılı içinde yapılması planlanan ancak koronavirüs nedeniyle ertelenen ve yapılamayan sınavların yeni tarihi olarak belirlendi.

Ertelenen sınavlar hakkındaki resmi ÖSYM duyurusu için tıklayın!

ÖSYM Başkanı Halis Aygün’ün tweeti:

2021 MBSTS ne zaman yapılacak?

2021 MBSTS, geçen sene ertelenen sınavın tamamlanmasının ardından yapılacak yeni MBSTS sınavıdır.

2021 DİB-MBSTS başvuruları 24 Şubat 2021 ila 4 Mart 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek.

2021 DİB-MBSTS sınavı ne zaman yapılacak?

Bu sınavın ise, 10 Nisan 2021 tarihinde yapılması kararlaştırıldı.

2021 yılında yapılması planlanan sınavlar hakkındaki resmi ÖSYM duyurusu için tıklayın!

Facebook, Türkiye’ye temsilci atayacak

Facebook, Türkiye’ye temsilci atama sürecinin başlatıldığını duyurdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, konuya ilişkin paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Reklam yasağı uygulamasına bir gün kala vatandaşlarımıza güzel bir haber vermek istiyorum. Facebook ve Instagram da 1 Ekim 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7253 sayılı Kanuna uyarak ülkemizde temsilcilik açacaklarını bildirdiler.”

Facebook ve Instagram’ın Türkiye’de 30’ar milyonu aşkın kullanıcısının bulunduğu söyleyen Sayan, “Sosyal ağların ülkemizde temsilci bulundurmaları ile birlikte taklit hesap, taciz, siber zorbalık, kişilik hakları ihlali gibi olumsuz davranışlara karşı vatandaşlarımız muhatap bulabilecekler.” dedi.

Facebook’tan yapılan açıklama:

Açıklamada, “Facebook olarak ifade özgürlüğünün temel bir insan hakkı olduğuna inanıyoruz ve bu değerleri korumak ve savunmak için küresel çapta çaba gösteriyoruz. Nitekim Türkiye’deki insanların yarısından fazlası arkadaşlarıyla ve aileleriyle iletişimde kalmak, fikirlerini ifade etmek ve işletmelerini büyütmek için Facebook’a güveniyor” ifadesi kullanıldı.

“Türkiye’de temsilci olarak bir tüzel kişilik atama sürecini başlatmaya karar verdik”

“Türkiye’de kısa süre önce yeniden düzenlenen ve sosyal medya platformları için yeni yükümlülükler getiren 5651 sayılı Kanun hakkındaki gelişmeleri ilk günden bu yana yakından takip ediyoruz. Yasadan etkilenen diğer bazı şirketler gibi, yeni düzenlemeler doğrultusunda Türkiye’de temsilci olarak bir tüzel kişilik atama sürecini başlatmaya karar verdik. Bu kararı alırken, platformumuzun kullanıcıların ifade özgürlüğü haklarını kullanabilecekleri bir yer olmasının bizim için taşıdığı önemin tekrar altını çizmek isteriz.”

“Aksi takdirde temsilciyi geri çekeceğiz”

“Aldığımız karar, Facebook Topluluk Standartları’nı ya da devlet kurumları tarafından yapılan içerik kaldırma taleplerinin incelenme süreçlerini değiştirmiyor. Dolayısıyla, bu ilkelere uygun olmayacak bir şekilde hareket etmemiz için ısrar edilmesi halinde temsilcimizi geri çekeceğimizi belirtmek isteriz. Devletten gelecek talepleri, bu ilkelerimizin yanı sıra Küresel Ağ Girişimi (Global Network Initiative) üyeliğimizin getirdiği sorumluluklarımız doğrultusunda ve Birleşmiş Milletler’in İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’ne uygun şekilde incelemeye ve değerlendirmeye devam edeceğiz. Ayrıca kısıtladığımız içeriklerin detaylarını mevcut şeffaflık süreçlerimize uygun bir şekilde paylaşmayı sürdüreceğiz.
Türkiye’de yaşayan insanların ifade özgürlüğünün ve diğer insan haklarının korunmasına dair bağlılığımızın değişmeyeceğini kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Kaynak: TRT Haber

“Diyanet’in gençlik projelerinde şehidimizin bu vasiyeti ve hassasiyeti işlenmeli”

Bitlis’in Ahlat ilçesinde görev yapan İmam Hatip Şerafettin Tanyeri’nin öğrencisi Eren Öztürk, Van’ın Çaldıran ilçesinde 2019 yılında PKK’lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşmeden önce internet üzerinden bir mesaj gönderdi.

Şehit Eren Öztürk’ün 5 Eylül 2016’da attığı mesajda bir isteği dikkat çekmişti. Öztürk vasiyetinde, “Eğer şehit düşersem bizim Ahlat kentine yakışacak tören yapılsın ve benim adıma cami yaptırın hocam, olur mu?” ifadelerini kullanmıştı.

2019’da şehit olan Eren Öztürk’ün vasiyeti üzerine Şehit Eren Öztürk Camii ile birlikte Yatılı Kur’an Kursu inşaatına başlandı ve şu an yapımına devam ediliyor.

“Diyanet’in gençlik projelerinde şehidimizin bu vasiyeti ve hassasiyeti işlenmeli”

Şehit Eren Öztürk’ün “adıma camii yaptırın” vasiyetini verdiği hocası İmam Hatip Şerafettin Tanyeri, Dini Haber Merkezi’ne açıklamalarda bulundu.

Tanyeri, “Öğrencim Eren Öztürk’ün şehit olmadan önce bana verdiği ‘vatan, millet, bayrak sevgisi ve adıma cami yaptırın’ şeklindeki vasiyetinin ve hassasiyetinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gençlik projelerinde işlenmesi ve örnek teşkil edecek şekilde gençlerimize aktarılması ve anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Bir şehidin din eğitimi gördüğü cami hocasına bu şekilde vasiyet verdiği bir olayın gerçekleşmesinin eşine az rastlanır bir durum olduğunu kanaatindeyim.” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanımızın da en büyük eleştirisi budur”

Tanyeri, açıklamasının devamında “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da Diyanet’e en büyük eleştirisi gençler ile ilgilenemediği konusudur. Bu şekilde güzel bir örneğin Diyanet’in gençlik oluşumlarında işlenmesi ve anlatılması, bu ruhun devam etmesi açısından önem arz ediyor. Kurumumuzun itibarının artması açısından ‘bir şehidin bir cami hocasına bu şekilde verdiği vasiyetin’ anlatılması yerinde bir karar olabilir” dedi.

Şehit Eren Öztürk’ün hocasına vasiyeti:

Şehidimiz vasiyetinde “Hocam hiçbir sevgi vatan sevgisi kadar güzel bir sevgi ve duygu değil, o geceleri ayazda beklerken gurur duyuyorum kendimle, çünkü vatanımı bekliyorum, çok mutlu ve gururluyum. Hocam benim hiçbir idealim yok, vatan, bayrak, sancak benim için önde gelir. Ben bu vatan için ölmek, şehit olmak için yemin ettim hocam. ALLAH bana şerefimle şehadeti nasip etsin. Ben bu duruşumu babamdan aldım ve dürüst babam beni bugünler için yetiştirdi. Kim benim yerimde olsa aynısını yapar hocam. ALLAH beni Peygamberimiz MUHAMMED’e (s.a.v.) komşu eylesin. ALLAH bize iman, Kuran versin. Şehadetimizi getirerek ölmeyi nasip etsin. ALLAH devletimize zeval vermesin. Eğer şehit düşersem bizim Ahlat kendine yakışacak tören yapsın ve benim adıma cami yaptırın hocam, olur mu?” (5 Eylül 2016)

 

Sözcü Gazetesi’nin Ayasofya haberine ilişkin inceleme başlatıldı

Basın İlan Kurumu, Sözcü gazetesinde bugün yer alan ve Ayasofya Camii’nin ibadete açılışını ‘Felaket’ olarak nitelendiren haberle ilgili inceleme başlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, ‘Ben okumuyorum, kimse de para verip okumasın’ sözleriyle söz konusu habere tepki göstermişti.

Sözcü gazetesi, bugünkü manşetinde Ayasofya Camii’nin 86 yıl sonra ibadete açılmasını felaket olarak nitelendirdi, tepkiler çığ gibi yükseldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da “Ben okumuyorum, kimse de para verip okumasın” sözleriyle tepki gösterdiği Sözcü gazetesinin söz konusu haberiyle ilgili Basın İlan Kurumu tarafından inceleme başlatıldı.

“TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNDE CİDDİ TEPKİYE YOL AÇTI”

Basın İlan Kurumu’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:”Sözcü gazetesinin 1 Ocak 2021 tarihli ‘2020’nin torbasından felaket ve gözyaşı çıktı’ manşetli haberinde, Ayasofya’nın cami hüviyetine geri döndürülmesi felaket olarak yorumlanmıştır. Bu haber toplumun farklı kesimlerinde ciddi tepkiye yol açmış, maşeri vicdanı yaralamıştır.Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 sayılı Genel Kurul kararının ilgili hükümlerine göre gazetenin bu haberi resen ele alınıp, gerekli işlemler yapılacaktır.”

Diyanet’ten “Türkçe Ezan ve İbadet” Açıklaması

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an mealinin Kur’an gibi tilâvet edilmesi, Türkçe ezan ve ibadet konularında açıklama yaptı

“Son günlerde kamuoyunda ezanın Türkçe okunması, Kur’an mealinin Kur’an gibi tilâvet edilmesi ve bu bağlamda Türkçe ibadet konularının tartışıldığı müşahede edilmekte ve Başkanlığımıza konuyla ilgili çokça soru ulaşmaktadır. Bunun üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği doğmuştur.

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, Arapça olarak indirilmiştir (Yusuf, 12/2; Zuhruf, 43/3). Kur’an-ı Kerim, hem lafzı hem manası ile Kur’an’dır. İndirildiği lafızların dışında, Arapça bile olsa, başka sözlerle ifade edilen mana Cenab-ı Hakk’ın kelâmı değil, mütercimin ondan anladığı manadır. Bu itibarla bu lafızlardan anlaşılan ve başka lafızlarla ifade edilen mana Kur’an değildir. Kur’an lafzı ve manasıyla mucizedir. Kur’an’ın Arapça olduğunu ifade eden ayetlerden, sadece mananın değil, lafızlarının da Kur’an kavramının içeriğine dâhil olduğu açık ve kesin bir şekilde anlaşılmaktadır. Kur’an’ın tercümesine Kur’an denilemeyeceği ve tercümesinin Kur’an hükmünde olmadığı konusunda İslâm âlimleri görüş birliği içindedir. Yüce Rabbimizin öğütleri ve buyruklarını öğrenmek maksadıyla, Kur’an-ı Kerim’in meal ve tefsirlerini okumak gerekli olmakla birlikte okunan bu tercümelerin Kur’an olarak isimlendirilmesi caiz olmadığı gibi mealin Kur’an yerine okunması da doğru değildir. İbadet olarak okunduğunda Kur’an aslî lafızlarıyla okunmalıdır. Kur’an’ın meal, tercüme ve tefsirlerini okumanın hükmü başka, bu tercümeleri Kur’an yerine koymanın ve Kur’an hükmünde tutmanın hükmü ise bambaşkadır.

Namaz ibadetinde Kur’an’ın asli haliyle okunması ile kişinin kendi dilinde dua edebilmesi birbiriyle karıştırılmamalıdır. Çünkü namaz farz olan ve sahih olarak yerine getirdiğimizden emin olmamız gereken bir ibadettir. Bu nedenle namazın rüknü olan Kur’an kıraati ancak orijinal lafızlarıyla okunduğunda bu farz yerine getirilmiş olur. Namazda Kur’an kıraati icmâ ile farz olduğu ve meallerin hiç birine yine icmâen Kur’an denilemeyeceği için namazda Kur’an meali ile kıraatte bulunulması İslâm ümmetinin ittifakıyla meşru görülmemiştir. Nitekim 9 Ramazan 1324/23 Mart 1926 tarih ve 743 numaralı Müşavere Hey’eti ve Din İşleri Yüksek Kurulumuzun 04.12.1997 tarih ve 103 sayılı kararında da bu husus açıkça ifade edilmiştir.

Sözleri bizzat Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünneti ile sabit olan ezan İslâm dininin şiarı ve Müslüman varlığının/kimliğinin bir göstergesidir. İslâm inancının temel esaslarını içeren ve İslâm toplumunun ortak değeri olan ezan, aynı zamanda, İslâm birliğinin ve tevhîdin sembolüdür.

Mâna ve muhtevası bakımından ezan hem namaz hem de İslâm için bir çağrıdır. Yani ezan vasıtasıyla insanlar bir taraftan namaza çağrılırken diğer taraftan Allah’ın varlığı, birliği, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) O’nun elçisi olduğu ve asıl kurtuluşun (felâh) âhiret mutluluğunda bulunduğu gerçeğini dile getirmektedir.

Ezanın aslî halinin dışında herhangi bir dil ile okunacak çağrının, İslâm âlimleri ve dünya Müslümanları nezdinde ezan olarak itibarının olmadığı muhakkaktır. Nitekim İslâm alimleri Arapça dışında okunacak bir çağrının ezan olarak nitelenemeyeceğini, örneğin Farsça olarak okunacak sözlerin ezan olarak sahih olmadığını belirtmişlerdir. (İbn Abidin, Reddü’l-muhtâr, I, 383.)

Ezanın özgün şekliyle okunması gerektiği konusunda 15 asırlık bir gelenek ve ittifak söz konusudur. Ezan, İslâm’ın şiarı ve namaza davet olduğundan değişik dilleri konuşan Müslümanların hepsine bu davetin ulaştırılması, ancak yine hepsinin ortak bilincine hitap etmekle olur ki, bu da ezanın bilinen asli lafızlarıyla yani Arapça olarak okunmasıyla gerçekleşir (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 383). Bu itibarla ezanın asli şekli dışında başka bir dille okunması caiz değildir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

MBSTS Geçerlilik Süresi Uzatıldı

Mesleki Bilgi ve Seviye Tespit Sınavı’nda (MBSTS) 2017 ve 2018 yılında geçerli olan puanlar, yeni bir sınav yapılana kadar geçerli sayılacak. Bu kararın alınmasına vesile olan tüm sendikalara teşekkür ediyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nce alınan karar, şu şekilde:

Malumları olduğu üzere insan sağlığına yönelik önemli bir tehdit olarak kabul edilen Covid-19 vakasının Dünya Sağlık Örgütü tarafından salgın olarak ilan edilmesiyle eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanlığı Genelge ve Talimatlarıyla ülkemiz genelinde bir dizi tedbirler alınmıştır.

Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde görev veya görev yerlerini değiştirmek, yurt dışı, hac ve umre hizmetlerinde görevlendirilmek veya kariyer unvanlarda yükselmek isteyen personelimizin katılımlarının zorunlu olduğu Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı (MBSTS); Başkanlığımızla Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) arasında tesis edilen protokol doğrultusunda her yıl yapılmaktadır.

Bu kapsamda 2020 yılında yapılması planlanan MBSTS: Covid-19 salgınından ötürü zorunlu olarak iki defa ertelenmiş, yaşanan son gelişmeler üzerine bulaş riskinin asgari düzeye indirgenebilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığınca alınan önlemler çerçevesinde yine ileri bir takvime tehir edilmiştir. Salgın kaynaklı birçok defa tehir edilmek durumunda kalınan MBSTS, hiç kuşkusuz sınav puanlarının geçerlik süresi sona eren personelimizin mağduriyetine ve kurumsal hizmetlerimizde ciddi boyutta aksaklıkların meydana gelmesine sebebiyet vermiştir.

Bu itibarla Makamlarına uygun görülmesi halinde Covid-19 salgını kaynaklı küresel ölçekte meydana gelen olağanüstü gelişmeler de göz önünde bulundurulmak suretiyle mağduriyetlerin giderilebilmesi, Merkez ve Taşra Teşkilatlarımız tarafından yapılacak sınavlara personelimizin katılabilmesi ve kurumsal hizmetlerde devamlılığın sağlanabilmesi amacıyla 2017 ve 2018 yıllarında gerçekleştirilen Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı puanlarının, yeni sınav sonuçlarının ilan edileceği tarihe kadar geçerli sayılmasını tasviplerine arz ederim.

Akif PUSMAZ İnsan Kaynakları Genel Müdürü”

 

Akyazı Kıraat Eğitim Merkezi Kurucusu Hüseyin Harputoğlu vefat etti

Akyazı Gazi Süleymanpaşa Camii emekli imam hatibi ve Akyazı Kıraat Eğitim Merkezi Kurucusu Hüseyin Harputoğlu hocaefendi, koronavirüs tedavisi gördüğü hastanede vefat etti.

Merhum Harputoğlu’nun cenazesinin bugün (8 Aralık 2020), Akyazı Yuvalak Caddesinde bulunan Akyazı Kıraat Eğitim Merkezi’nde alınacak helalliğin ardından saat 15.00’da süt fabrikası karşısında bulunan aile kabristanlığına defnedileceği öğrenildi.

Kaynak: Diyanet Haber

Diyanet’ten son dakika cuma namazı açıklaması

Din İşleri Yüksek Kurulu, Kovid-19 salgını sürecinde kış mevsiminin olumsuz hava şartlarında kılınacak Cuma namazına ilişkin açıklama yaptı.

Salgın tedbirleri ve elverişsiz hava şartlarının bir araya gelmesi ve son zamanlarda vaka sayılarındaki artış sebebiyle aşağıdaki açıklamaya gerek görülmüştür:

İslam dini hayat ile sağlığın korunması ve bunlara zarar verecek şeylerin giderilmesi yönünde son derece açık hükümler getirmiştir. Müslümanlar, bu hükümlerin gereklerini yerine getirmekle ve ilgili tedbirleri almakla yükümlüdür. Özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı gereken tedbirlerin alınması dinimizin bir gereğidir.

Ayrıca hastalıkların bazı ibadetlerle yükümlü olmayı kaldıran bir mazeret olduğu bilinen bir hükümdür. Bu bağlamda, Cuma namazıyla yükümlü olmanın şartlarından birisi de, cemaate katılmaya mani bir mazeretin bulunmamasıdır. Zira meşru bir mazeretin varlığı, Cuma namazının farziyetini düşürmektedir. Hastalık, şiddetli yağış, aşırı sıcak ve soğuk gibi elverişsiz hava şartları yanında salgın hastalık da kişiye cumanın farz olmasını düşüren bu tür mazeretler kapsamındadır.

Tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını ile ilgili tedbirler, kış mevsiminin getirdiği elverişsiz hava şartlarıyla birleştiğinde, cemaatin bir kısmının camide yer bulamaması ve Cuma namazını kılamamasına yol açabilmektedir. Camide mesafe şartını sağlayacak şekilde yer bulamayanların, hem kendilerini hem de cemaati tehlikeye atacak şekilde içeriye girmeleri doğru değildir. Bu şekilde Cuma namazını kılamayan kişilere, diğer meşru mazeretlerde olduğu gibi, öğle namazını kılmak farz olmaktadır. Dolayısıyla bu durumdaki kişiler imkân buldukları bir yerde öğle namazını kılmakla yükümlüdürler. Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde sabit olduğu bilinen ve günümüze kadar ittifakla uygulanan hüküm böyledir.

Burada bir kez daha ve önemle ifade edelim ki, bulaşıcı salgın hastalığa yakalananların ve temaslı olanların cemaate katılmamaları ve karantina şartlarına riayet etmeleri dinen zorunludur.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Din İşleri Yüksek Kurulu

Son dakika! ÖSYM bazı sınavları erteledi! MBSTS sınavı ertelendi mi?

ÖSYM, Kovid-19 tedbirleri kapsamında ALES/2, YÖKDİL/2, DUS-STS Diş Hekimliği, e-YDS/13, DİB-MBSTS, YDUS ve DHBT sınavlarını erteledi.

ÖSYM Başkanı Aygün, “Salgının ülkemizdeki seyrine ve Sağlık Bakanlığının görüşlerine göre ilgili sınavların yeni tarihleri belirlenecek” dedi.

İlahiyatçı Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu Vefat Etti

Konya’nın ve ülkemizin önemli İslam alimlerinden Selçuk Üniversitesi’nden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu vefat etti. Eski Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen ve Türkiye’nin ilk İmam Hatip Lisesi Müdürü Mahmut Celalettin Ökten ilim tahsil eden Koçkuzu, bugün ikindi namazından sonra Konya Araplar kabristanına defnedilecek.

Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu Kimdir?

Konya’nın Karatay ilçesinde 1936’da dünyaya gelen Koçkuzu, Meram ilçesindeki Bulgur Tekkesi Camisi’nde Kur’an-ı Kerim hafızlığını, doğduğu ilçede ise ilk, orta ve lise eğitimini tamamladı.

İmam hatipten mezun olduğu yıl İstanbul Yüksek İslam Enstitüsüne başladı. Enstitüdeki eğitim sürecimde eski Diyanet İşleri Başkanlarından Ömer Nasuhi Bilmen, Türkiye’nin ilk İmam Hatip Lisesi Müdürü Mahmut Celalettin Ökten, mütefekkir, şair ve yazar Mahir İz, fıkıh ve hadis alimi Ahmet Davudoğlu, Ali Nihat Tarlan, Üsküdarlı Ali Efendi, Nihat Sami Banarlı ve Abdülkadir Karahan gibi sahalarında birikimli hocalardan ilim tahsil ederek 1963’te mezun oldum. Daha sonra Yozgat’ta üç yıl öğretmenlik yaptı. 1962’de Konya Yüksek İslam Enstitüsü açıldı. 1963’ten itibaren rahmetli Hocam Muhammed Tayyib Okiç’in asistanı olarak Yüksek İslam Enstitüsünde çalışmaya başladı.

Şehrin manevi mimarlarından Hacıveyiszade Hacı Mustafa Sabri Kurucu Hocaefendi’nin tedrisatında küçük yaştan itibaren İslami ilimler okuyan Koçkuzu, Konya Yüksek İslam Enstitüsündeki öğrenimi sırasında dönemin önemli hocalarına asistanlık yaparak hadis alanındaki ilk çalışmalarını hazırladı.

Arapça, Farsça, Osmanlıca ve Fransızcayı iyi derecede bilen, keskin zekası ve güçlü hafızasıyla dikkati çeken Koçkuzu, akademik hayatı boyunca Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yaparak 2004’te emekli oldu. 29 Kasım 2020’de ise hayatını kaybetti.

Son Haberler